3 Ağustos 2011 Çarşamba

YOL...


Haydi haydi koşun yolculuk başlıyorrr ... adı '' Hayat Yolcuğu ''...
Ne ,noldu derken atılıyoruz her birimiz yolculuğumuza ..Yolculuğun sonunu hepimiz biliyoruz tek bir son var ,gidiş yolları çeşit çeşit seç,beğen ,başla :)

Eee nasılsa yolun sonu belli hangisinden gidersen git sonuç aynı olacak ...Sen öyle san :)

Neyse herkes kendinden sorumlu ben yolumu seçeyim ,hangisini seçsem acaba!!!
Böyle düşünürken TESADÜFEN !! bir şey olur hayatınızda ,ve size bir yol seçeneği sunulur ,bu yolun ilk olmazsa olmazı ..SEVGİ..dir. Ve işte siz bir anda kendinizi bu yolda bulursunuz ..Doğruluk,hoşgörü ,inanç ,farkındalık da diğer olmazsa olmazlarıdır ..

Ohh ne güzel zaten bizde öyleydik tamam işte bu benim yolum diye lay lay lom çıkarsınız yolculuğunuza .. aman ne güzel
Biraz ilerledikden sonra ilk farkındalığınız gelir çarpar size ..
_ Eee dur bakalım ..sen gerçekten bu yolun olmazsa olmazlarına sahip misin .. bir sınav yapalım seni :)İşte ilk sınavınızda anlarsınız ki aslında yolculuk içinde başka bir yolculuk daha yapıyorsunuz ..
KENDİNİZE DOĞRU.......
Yol boyunca teker teker o güne kadar taşıdığınız ,farkında olmadan sizi bağlayan şeylerden tek tek kurtulmaya çalışırsınız ,amacınız en arınmış şekilde yolu bitirmektir..

Siz bu yolculuğu yaparken ..sizin yolunuzda olmayanları saygı gösteriyor ..yolun güzelliğini anlatıyorsun..bir tarafdanda kendinize sorular soruyorsunuz ....
Hımm ,şimdi neden böyle dedi ..dön bak bakayım içine ,dışına sen de ne var :)
Ama tüm bunları yaparken öyle bir zaman oluyor ki ..karşınızdaki kişiler ..
- Hani sen hoşgörü ,sevgi diyordun ? Bana öyle yapmadın ama ..seni gidi seniii:)

PARDON !!!!!!!!!!

SEVGİ,HOŞGÖRÜ,DOĞRULUK,FARKINDALIK EYVALLAH...
AMMA VELAKİN YALAN,ALDATMA YA ALLAH YANİ :))

Sevgimle
Teko

31 Mayıs 2011 Salı

BİZ..




Çoğumuz kendimizi anlatırken iyi taraflarımızı dile getiririz..kaç kişi çıkıp evet ben yalan söylerim , kin tutarım ,korkarım .....insanlara acı çektirdiğim ..haksızlık ettiğim ..kırdığım ..üzdüğüm .. aldattığım ..zamanlar olmuştur der... çok nadir ...
Herkes kendince süper ..hep bize yaparlar ..
İyi de bize yapanlar da iyiyse ee o zaman bu kötüler nerede :))


Bütün ilişkilerimizde dürüstlük ,saygı,sevgi,anlayış bekleriz hep beklenti içinde oluruz ..
Peki biz bunu karşımızdakine veriyor muyuz ??
Ya da kendimize dürüst olabiliyor muyuz ??
Korkularımızla yüzleşebiliyor muyuz ??
Kendin gibi biri ile ne kadar yaşarsın ??

''Öğüt; zamanında taze yenmemiş bir ekmeği başkasına bayat yedirme denemesidir'' demiş Özdemir Asaf ..
Son günlerde çevremizde bunu o kadar çok yaşıyoruz ki ..
Sevgi..enerji..akışta kalmak ..herkes birbirine buna benzer şeyler söylüyor ..bunu hayatlarına geçirip ..çevresine söyleyenlere sözüm yok elbet ..ama lütfen önce özümüze bakalım ..Hiç birimiz OL madık daha ..OL ma yolundayız ..kimimiz emekliyor ..kimimiz yeni adımlar atıyor kimimiz yürüyoruz ..Ve insan olmanın gereğini yaşıyoruz ..kızıyor ,öfkeleniyor,ağlıyor,gülüyoruz ..her an sevgi pıtırcığı olamayız ..her an böyle görünenler kendilerini kandırıyorlar ..İnsanız biz insan ..

Kendime baktığımda gördüklerim;
Ufak tefek yalanlar söylediğim olur...üzdüğüm ,kızdığım ,kırdığım kişilerde oldu, deli gibi korkularım da.. hala da var .. ama kin tuttuğum hiç kimse yok çok şükür :)Ağladığım gunler ooooo hemde bögüre bögüre :)) Kahkahalarım deli gibi hatta kahkaha atarken gözlerimden yaşlar gelir... ve bu böyle uzayıp gidiyor :)

Her birimiz başkalarını bırakalım ..önce kendi içimize yolculuğa çıkalım ...ne var ne yok konuşalım kendimizle..kendimize dönelim...dürüstce ve samimi ,hesaplaşalım ..alacak verecek en aza insin ..ve bir gün hiç kalmasın arınalım ve yola devam edelim....
Öz' e doğru O 'na doğru ... Aşk ile ..

sevgimle

Derra

17 Ocak 2011 Pazartesi

Aşk Vardır ...


Düşünce kalıplarıyla çalışmaya başladığımız anda zihin ne varsa çıkarmak istiyor derslerde; kişilerin hayatını mutsuzlukla ören, işine yaramadığı halde orada duran ve çalışmaya devam eden her ne varsa sanki bu anı beklermiş gibi çalışmanın hemen ardında dökülmeye başlıyor ağızlarından; temizlenmek ister gibi, reddettikçe gerçekliğinden uzaklaşmak gibi, gördükçe saçmalığına daha çok inanmak gibi…
Aşka hep geliyor konu;
-‘Aşk yok’,
-‘Aşk biter’,
-‘Aşk acı verir’,
-‘Aşk insanın özgürlüğünü elinden alır ‘
Gibi birçok cümleyle karşı karşıya kalıyoruz o anlarda… Tebessümle içi burkan yaşanmışlıkların acısından doğmuş.
Kişi neye inanıyorsa gerçeği odur. Onu yaratır, onu yaşar, onu büyütür, onu besler.
Aşkın acı verdiğine inanan ve bu gerçeğe tutunan hiç kimse yoktur ki aşktan acı çekmesin.
Ama neredeyse hiçbir doğru mutlak doğru değildir; Aşktan acı çekenler olduğu kadar, aşkın mutluluğuyla yaşayanlarda da vardır, siz nerede durmaya hazırsınız sorusu gelir hep peşinden…
Aşktan acı çekenler çok yazdığından, çok söylediğinden, çok konuştuğundan mıdır bilmem onun şanı daha çok yürümüştür sanki.-)
Birkaç gün önce elime bir mektup geçti, klasörlenmiş bir dosyanın içinde…
Çok konuşmayacağım; 57.evlilik yıldönümlerinde hatun kişinin eşine yazdığı mektubu, yazdığı gibi aldığım şeklimle size ulaştırıyorum sadece…
Gerçekten aşk yok mu düşünün diye?Sevgiler her birinize…Banu kalaycı (alıntı)

‘’6 Ocaklar Yok Artık
Bu sene 57. evlilik yıldönümümüzdü. Bende büyük bir boşluk, sessizlik ve özlem var. Kimseye belli etmek istemedim ama içime fırtınalar kopuyor. Seni arıyorum ama yoksun.
Her sene ayın 5 inde bavulumuzu alıp yola çıkardık. 6 Ocak ne özel gündü bizim için. Arabamıza biner, karar verdiğimiz bir yere giderdik. Bütün sevincim, beraber çok güzel günler geçirdik, her istediğimiz oldu. Onları hatırladıkça huzur buluyorum.
Evde geçirdiğimiz 6 Ocaklarda erkenden gider çiçeğini alır, gelirdin. Son zamanlarda uzaklara gidemiyorduk, o zaman da kocaman ailemizle beraber oluyorduk.
56. yılımızda sabah kahvaltıdan sonra hemen giyindin. Hanım ben Levent’e gidiyorum dedin. Gitme bu sene, kalsın, dışarısı kar buz düşersin diye korkuyorum dediysem de bana bir şey olmaz deyip gittin. O gün yolda elinde çiçeklerle eve dönerken tanımadığın bir hanım sana “Beyefendi böyle bir günde dışarı çıktığınıza göre mühim bir şey olmalı” demiş ve sen de “Evet, 56. evlilik yıldönümümüz, mühim olmaz mı?” demişsin.
Son senemiz olduğunu nereden bilebilirdik? Elinde çiçeklerle döndün, Hanocuğum, bunları bulabildim demez misin? Boynuna sarıldım, yanaklarından öpüp teşekkür ettim. Bütün aile seni iyiliklerinle anıyoruz, ne mutlu sana.
Mekânın cennet olsun. Hoşça kal.’’