25 Ağustos 2010 Çarşamba

KAÇIŞLAR..

‘'Bir insan yedisinde neyse yetmişinde de odur '' ‘’Ben böyleyim değişmem ‘’ Uydurma nasıl değişmezsin her şey değişirken sen sabitleniyor musun .. Sürekli değişim halindeyiz saçımız,yüzümüz,kilomuz ,düşüncelerimiz, hayatımızdaki insanlar…gittiğimiz yerler ..kıyafetlerimiz ooo bir çok şey sen nasıl aynı kalıyorsun bu kadar değişimde ? Kalıyorsan da nasıl olduğunu bize de bir söyleyin sevabına Nasıl güzel kaçışlardır bunlar … Birde şöyle kaçışlarımız var; şimdi sen böyle ta içlerinde bir yerlerinde ağır darp almışsın ,sonra onu ite ite en diplere doğru bastırıp üzerini iyice örtmüşsün oh unuttum bu hissi ne güzel lay lom diye yola çıkmışsın …ama gün gelip birileri o unuttuğun darp izini ortaya çıkaracak bir şey yapmıştır ya da sen direk fark etmeden otomatiğe başlamış gibi o darba gitmişsindir .. sonra Allah öfke,kırılmışlık,nefret böyle pat diye gelmiştir …karşındakine saydırmaya başlamışsındır … bir dur bir bak ..ne bu hiddet bu celal … işte o an kaçış başlamıştır ..korkularımızdan ..kendimizden ..bastırılmış hissimizden yüzleşmekten … Kendinden eminsen niye kaçıyosun zaten neden kızıyorsun .. Çok zayıf birine – ayy ne kadar şişmansın desen ne olur …kocaman bir kahkaha Çok güzel birine – ne kadar çirkinsin desen ……….yine kocaman bir kahkaha İşini çok iyi yapan birine – ne kadar beceriksiz desen … ve evet yine kocaman kahkaha Çok mütevazi birine - şımarığın teki dense …… Maddiyat önemli olmayan birine maddiyatçılıkla suçlasan .. Ne kadar çok kahkaha oldu di miVe bu kahkahalar o kadar çoğaltılır ki Tam tersini düşünün bastırılmış ..gizlenmiş duygular ..hisler ..korkular ve karşıdan ateş saçan bir öfke sonra bamm… Yani diyorum ki ; Sen kendinden eminsen ..bastırdığın hissin yoksa ..barışıksan tüm hislerinle ... güler geçersin yaşadıklarına .. önemli olan içindeki yaraları tamamen iyileştirmek ..korkularını yenmek ...diplere gömmeden iyileştirip göndermek Veee kocamannnn kahkahalar atmak  Sevgilerimle teko

GÜL BAHÇESİ...



Bu günkü yazımı can arkadaşım , can yoldaşıma ithaf ediyorum. O kendisini bilir….
O bu gün bana dedi ki “ Sen bir gül bahçesi oluşturmaya niyet ettin. O bahçeyi oluştururken güllere de , hoş kokulara da aynı zamanda dikenlere ve kuş pisliğine de denk geleceksin. Kuş pisliğine denk geldiğinde ona takılıp kalırsan esas hedefini unutursun. Yolda karşılaştığın şeyler sana asla niyet ettiğin, oluşturmak istediğin şeyi unutturmamalı,sana geri adım attırmamalı.”Ben ne kadar da şanslıyım … İnsanın böyle bir tane bile dostu olması en büyük zenginliği…
Evet, niyet ettiğiniz yolda karşınıza neler çıkıyor? Her zaman güllere ve hoş kokulara rastlanmıyor değil mi? Peki dikenler denk geldiği zaman ne yapıyorsunuz ? Eğer benim gibi şanslıysanız size rehberlik edecek , sizi o anda aşağıya çeken , enerjinizi çalan olaylar karşısında hemen esas hedefinizi hatırlatarak sizi yukarı çekecek birini arıyorsunuz… Ama eğer böyle biri yoksa ya da o an için böyle birine ulaşamadıysanız sakın enerjinizin aşağıya çekilmesine izin vermeyin. Dikenin ve kötü kokuların sadece yolunuza çıktığını ama sizin bu yolculukta onlara takılmadan ,yol üstünde karşılaştığınız ama yürüyerek orada bırakacağınız olaylar olduğunu düşünün. Sizin hedefiniz ise ileride. Yürüyerek her şeyi geride bırakarak adım adım ona ulaşıyorsunuz. Hiçbir şey sizin yol üstünde durmanıza ve gerilemenize izin veremez.
Böyle düşündüğünüz anda bir anda kara bulutlar dağılıyor ve güneş ışığını görmeye başlıyorsunuz. Vücudunuzu ve ruhunuzu bir hafiflik hissi kaplıyor. Önünüzdeki yol aydınlanıyor ve varmak istediğiniz noktayı daha net görüyorsunuz. Ayrıca azminiz de artıyor.
Yazımı hayatımdaki dostlarımın varlığına şükranlarımı sunarak bitirmek istiyorum.
Tüm sevgimle,
Violet ALALOF
Hepimiz hedeflerimizdeki zorlukları aşabiliriz yeter ki isteyelim ..pes etmek yok ...Teşekkürler Violetim